Anasayfa | Ahmet Maranki | Suna Dumankaya | İbrahim Saraçoğlu | Ender Saraç | Cilt bakımı | ARAMA | |

Markafoni - Ücretsiz üye ol

Son yazılar

Önemli uyarı

Hekiminizin verdiği ilaçlar var ise mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Bilmeniz gereken nokta kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız.

Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikayetiniz ne olursa olsun, buradaki bilgiler ile kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Buradaki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.

Lütfen Dikkat

Mucize iksirler bilgi paylaştıkça çoğalır ilkesiyle yayın yapan bilgi paylaşım blogudur. Site içinde yayınlanan tarifler uzmanların yayın kuruluşları aracılığı ile paylaştıkları bilgilerdir.

Sitemizin açıklamalarını yayınladığımız uzmanlarla hiç bir organik bağı yoktur. Uzmanlara sorularınızı kendilerine ait web sitelerinden sorunuz.

Aradığınızı kolaylıkla bulmak için alttaki arama kutusunu kullanın.

Grip için şifalı bitkiler

Grip için şifalı bitkiler

Kış aylarında doktorlara en sık sorduğumuz soru şu ; grip olmak üzere olduğumu hissediyorum, hangi antibiyotiği kullanırsam bu durumu en az zarar ile atlatırım ?

Kişiler hem tedavi olmak hem de önlem almak için antibiyotiklerden medet umuyor. Bu en fazla iş gücü kaybına neden olan hastalık ile mücadelede fakat malesef işin iç yüzü hiç de öyle değil.

Gribe neden olan etken mikrop türü virüslerdir, Fakat antibiyotikler sadece bakterilere karşı etkilidir, virüslere karşı ise etkisizdir, olay bu kadar basit yani!

Etkisiz olmasının yanısıra, gereksiz yere aldığınız her antibiyotik hapının kemik iliğinize, kan değerlerinize, böbreklerinize, cildinize ve bağırsaklarınıza zarar vermektedir.


Peki, grip olacağımızı hissettiğimiz zaman ne yapmalıyız? Tabii ki doğadan yardım alın diyeceğiz bu konuda, doğa bu konuda da oldukça cömert davranmış..

İşte grip olmanızı önleyecek, grip olduysanız yatıştıracak şifalı bitkilerin en etkilileri...

Bunları ister tek tek, isterseniz de karışık çaylar hazırlayarak içebilirsiniz.


Ekinezya

Gripteki en önemli etkisi bağışıklık sistemini güçlendirmesi. Bağışıklık sistemimizde zaten grip virüsünü tabiri caizse 'yalayıp yutan' doğal öldürücü hücrelerimiz olan akyuvarlarımız vardır ve ekinezya bunların hem sayısını hem fonksiyonlarını artırmaktadır.

Dikkat edin, grip olmuş bir kişiyle her karşılaştığınız zaman grip olmazsınız, bağışıklık sisteminizin zayıf olduğu stresli ve yorgun dönemlerinizde olduğunuz zaman
bu mikroba yakalanırsınız.

Meyan kökü

Hem bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi, hem de içerdiği virüs öldürücü onlarca antiviral doğal antibiyotik ile meyan kökü Allah'ın sanki virüs enfeksiyonları için yaratmış olduğu bir bitki gibidir. Hele bu etkilerine bir de balgam söktürücü ve öksürük giderici özelliklerini eklediğimizde meyan kökünün grip için ideal olduğu apaçık ortaya çıkmaktadır.

Hepatitlerde de mucizeler yaratmaktadır, ancak bu ciddi durumda mutlaka doktor kontrolünde ve ekstre, kapsül gibi konsantre formlarını kullanmak gerekmektedir.
Meyan kökü; Yüksek tansiyon, şeker ve böbrek hastalığı olanların da kontrollü kullanması gereken bir bitkidir.


Karabaş otu

Karabaş otunun içeriğinde 70 den fazla bir birinden farklı antibiyotik tespit edilmiştir. Hem bakterilere hem de virüslere karşı oldukça etkilidir. Gribal enfeksiyonlarda bazen virüslerin tahriş ettiği üst ve alt solunum yolları mukozasına bir de bakteriler hücum ederler, bu gibi durumlarda oldukça etkilidir.

Kekik

Hemen hemen herkesin evinde bulunan bu kekik gribe karşı etkilidir. Bir çok doğal antibiyotiği bünyesinde barındıran bir başka kıymetli bitkidir. Hem çay hem de baharat olarak düzenli kullanılması gribi önlemektedir. Tazesi bulunursa salata olarak tüketilmesi daha da etkili olacaktır.

Sarımsak

5000 yıldır ilaç olarak kullanılan bu kıymetli sebze mutfağımızdaki en kuvvetli doğal antibiyotiktir. Hem virüsleri, hem bakterileri hem de mantar ve parazitleri öldürücü etkisi vardır. Mısır piramitlerinin yapımı sırasında işçilerin salgın hastalıklardan sarımsak yedirilerek korunduğunu tarih kitapları yazmaktadır.

Her yeni çıkan antibiyotiğe bir kaç yıl sonra mikroplar tarafından direnç geliştirilip, işe yaramaz hale gelmelerine rağmen 5000 yıldır bu doğal antibiyotiğe direnç gelişememiştir, çünkü sarımsağın içeriğinde bir değil yüzlerce antibiyotik bulunmaktadır ve mikroplar birine direnç geliştirse diğerine geliştiremezler.

Siz her zaman doğaya güvenin, sağlıklı kalın...

Dr. Elif Güveloğlu





Etiketler:

Balkabağı ve balkabağının faydaları

balkabağının faydaları

1800 yıl önce yaşamış olan Bergamalı ünlü hekim Galen ve 800 yıl önce yaşamış olan Buharalı ünlü Türk hekimi İbni Sina, balkabağının şifa veren özelliklerini kitaplarında pek çok kez anlatmışlardı.

İbni Sina bu mucizevi sebzeyi özellikle kanser hastalarına önermiştir.

Balkabağının en önemli özelliği; çok yüksek miktarlarda beta karoten içermesidir. Karoten, cildimizi ve ağzımızdan anüse kadar tüm beden boşluklarını döşeyen yüzey dokunun kendini yenilemesi, onarması için gerekli bir vitamindir.

Sağlıklı bir bağışıklık sistemine sahip olmak için de beta karoten gereklidir. Çünkü bağışıklık sistemimiz bizi hem mikrobik hastalıklardan hem de kanserden koruyan en önemli savunma sistemidir.

Turuncu renkli bu sebze mineral bakımından da oldukça zengindir. Balkabağı; Demir, potasyum, sodyum, fosfor, kalsiyum ve magnezyum içermektedir.. Çocuklarda sağlıklı kemik gelişimine katkıda bulunur. Demir içermesi nedeni ile kansızlığı önler.

BALKABAĞI KANDAKİ YAĞ ORANINI DÜŞÜRÜR

Balkabağı, bilinen en güçlü antioksidanların bir çoğunu bir arada içermektedir.

Daha önce de bahsettiğimiz gibi, antioksidanlar vücudumuzun 'paslanmasını' önleyici maddelerdir. Bir çok kronik dejeneratif hastalığa, Alzheimer'a, erken yaşlanmaya ve kansere karşı koruyucudur.

İçeriğindeki yüksek doz beta karotene bağlı görme keskinliğini artırıcı etkisinin, Alzheimer'dan koruyucu etkileri ile birleşmesi bu sebzeyi bilgisayar başında uzun süre çalışanlar için de bir kurtarıcı haline getiriyor. Hem göz, hem de beyin sağlığı için mükemmel bir besindir.

Şeker içermesine rağmen kalorisi çok yüksek değil, ılımlı miktarda şeker hastaları bile tüketebilir.

Bol miktarda lif içermektedir, içerdiği bitkisel lifler gıdalar ile alınan toksinleri, zararlı yağların bir kısmını sünger gibi emer ve kolesterolün, kandaki zararlı yağ oranının düşmesine yardım eder.

Bu lifler bağırsaklarda su çekip kitle etkisiyle bağırsak hareketlerini artırırlar.

Hem bu etkisi hem de toksin emici etkisiyle balkabağı mide ve bağırsak kanserlerine karşı koruyucu kalkan oluşturur. Bol lif içeren sebze ve meyvelerin düzenli tüketilmesinin kilo kontrolünde de önemi büyüktür. Kabızlık ve hemoroid sorunu olanlar için de mükemmel bir sebzedir.

Bu harika sebzeyi, çorba, tatlı, pasta, kek, muhallebi ve reçel olarak tüketebilirsiniz.





Etiketler:

Su içmenin faydaları

Su içmenin faydaları

N
eden su içmeliyiz?

İranlı doktor Batmanghelidj'in "Su / Hasta Değil Susuzsunuz" adlı kitabından, bedenimizin su içmek için ihtiyaç duyduğu 46 sebep:

1- Hiç bir şey su olmadan yaşayamaz.

2- Göreceli su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce bastırır, sonra öldürür.

3- Su temel enerji kaynağıdır.

4- Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir, bize yaşam gücü verir.

5- Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır.

6- DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur, böylece üretilen anormal DNA sayısı azalır.

7- Bağışıklık sisteminin merkezi olan kemik iliğinde, bu sistemi kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir.

8- Bütün besinlerin, vitaminlerin ve minerallerin temel çözücüsüdür. Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metabolik aşamalarında görev yapar.

9- Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur.

10-Su, besinlerdeki gerekli öğelerin emilimini artırır.

11-Bütün öğelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur.

12-Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini artırır.

13-Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır.

14-Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır.

15-Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, artrit ve sırt ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur.

16-Omurgadaki diskleri "şok emici su yastıkları"na dönüştürür.

17-Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler.

18-Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur.

19-Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler.

20-Vücudun soğutma ve ısıtma sistemleri için vazgeçilmezdir.

21-Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç ve elektriksel enerji verir.

22-Serotonin ve diğer norotransmitterlerin (sinir ileticileri) üretimi için vazgeçilmezdir.

23-Melatonin de dahil olmak üzere, beyinde üretilen bütün hormonların yapımı için gereklidir.

24-Çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat yetersizliği sorununa çözüm getirir.

25-Çalışma verimini artırır ve dikkat aralığını büyütür.

26-Su dünyadaki diğer bütün içeceklerden daha kolay bulunabilir ve hiçbir yan etkisi yoktur.

27-Stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine yardımcı olur.

28-Uykuyu düzenler.

29-Yorgunluğun giderilmesine yardımcı olur ve bize gençliğin enerjisini verir.

30-Cildi yumuşatır ve yaşlılık belirtilerinin azalmasına yardımcı olur.

31-Gözlere canlılık ve parlaklık verir.

32-Glokomdan korunmamıza yardım eder.

33-Kemik iliğinde kan üretim sistemlerini düzenler, lösemi ve lenfoma oluşumunun önlenmesine yardımcı olur.

34-Vücutta enfeksiyon ve kanser hücrelerinin geliştiği bölgelerde bağışıklık sistemini güçlendirmek için çok gereklidir.

35-Kanı sulandırır ve dolaşım sırasında pıhtılaşmasını önler.

36-Kadınlarda, adet öncesi ağrıyı ve ateş basmasını hafifletir.

37-Kalp atışıyla birlikte kanı sulandırıp dalgalandırarak dolaşımdaki katı maddelerin dibe çökmesini engeller.

38-İnsan vücudunda dehidrasyon sırasında kullanılabilecek bir su deposu yoktur. Bu nedenle gün boyunca düzenli olarak su içmemiz gerekir.

39-Dehidrasyon cinsellik hormonunun üretimine engel olur, bu iktidarsızlık ve libido kaybının başlıca nedenlerinden biridir.

40-Su içtiğiniz zaman susuzluk ve açlık duygularını ayırt edebilirsiniz.

41-Kilo vermenin en iyi yolu su içmektir. Düzenli aralıklarla su için ve sıkı bir rejim yapmadan zayıflayın. Acıktığınız zaman aşırı yememeli, ama susadığınızda suyunuzu içmelisiniz.

42-Dehidrasyon doku boşlukları, eklemler, böbrekler, karaciğer, beyin ve deride zehirli çökeltilerin birikmesine yol açar. Su bunları temizler.

43-Su, gebelikte sabah bulantılarını azaltır.

44-Zihin ve vücut fonksiyonlarını bütünleştirir. Karar verme ve hedefleri belirleme yeteneğini artırır.

45-Yaşlılıkta bellek kaybının önlenmesine yardımcı olur. Alzheimer, Multipl Skleroz, Parkinson ve Lou Gehring hastalıklarının riskini azaltır.

46-Kafein, alkol ve bazı ilaçlara duyulan bağımlılığın giderilmesine yardımcı olur.





Etiketler:

Ahmet Maranki - Şeker hastaları için bitkisel öneriler

Şeker hastaları için bitkisel öneriler

Şeker hastaları öncelikle doktorları tarafından kendilerine verilen diyetlere mutlaka uymak zorundadır.

* Bir litre kaynar suya bir avuç ince kıyılmış aslanpençesi katılarak 10 dakika kısık ateşte demlendirilir. Daha sonra süzülüp günde üç kez birer çorba kaşığı içilir.

* Bir litre kaynar suya 15-20 adet ardıç meyvesi katılarak kısık ateşte demlendirildikten sonra süzülüp günde üç kez birer çay bardağı içilir.

* Bir litre kaynar suya bir avuç ince kıyılmış su sinir otu katılarak kısık ateşte demlendirildikten sonra süzülüp günde üç kez birer çorba kaşığı içilir.

* Bir miktar keçisakalı yıkanarak, temizlendikten sonra nemliyken mikserden geçirildikten sonra bir tülbent yardımı ile sıkılarak elde edilen özsuyu yemeklerden önce bir çay bardağı suya beşer damla damlatılıp içilir.

* Bir miktar tere otu yıkanarak, temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirildikten sonra bir tülbent yardımı ile sıkılarak elde edilen özsuyu yemeklerden önce bir çay bardağı suyun içine beşer damla damlatılıp içilir.

* Bir litre kaynar suya bir avuç bir avuç ince kıyılmış kereviz katılarak kısık ateşte demlendirildikten sonra süzülüp günde üç kez birer çay fincanı içilir

* Bir litre kaynar suya bir avuç ince kıyılmış lahana yaprağı katılarak kısık ateşte demlendirildikten sonra süzülüp günde üç kez birer çay fincanı içilir.

* Bir litre kaynar suya bir avuç ince kıyılmış zeytin yaprağı katılarak kısık ateşte demlendirildikten sonra süzülüp günde üç kez ikişer çorba kaşığı alınır.

* Bir litre kaynar suya bir avuç ince kıyılmış ceviz yaprağı kısık ateşte demlendirildikten sonra süzülüp günde üç kez birer çay bardağı içilir.

* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı mürver filizi katılarak demlenmesi için kısa bir süre beklenir. Ardından süzülüp geceleri yatmadan önce bir çay fincanı içilir.

* İki litre soğuk suyun içine iki avuç ince kıyılmış çoban üzümü yaprağı katılarak on iki saat bekletildikten sonra bir lit­resi kaynatılır Daha sonra diğer 1 litre soğuk yarısıyla karıştırılır. Günde üç öğün birer çay bardağı içilir.

* Bir litre kaynar suya bir avuç ince kıyılmış labada kökü kısık ateşte demlendirildikten sonra süzülüp günde üç kez tok karnına birer çay fincanı içilir.

* Bir litre kaynar suya bir avuç ince kıyılmış enginar yaprağı kısık ateşte demlendirildikten sonra süzülüp günde üç kez tok karnına birer çay fincanı içilir

* Bir litre ılık suyun içine ince kıyılmış 2-3 baş soğan katı­lıp sekiz saat bekletildikten sonra süzülerek günde üç öğün yemeklerden önce birer çay fincanı içilir.

* Bir su bardağı kaynar suyun içine ince kıyılmış birer çay kaşığı kekik ve tarçın katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek sabah kahvaltısından yarım saat önce içilir.

* Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı oranında eğir kökü katılıp demlenmesi için on iki saat bekletildikten sonra, süzülerek ılıtılmak için içi kaynar su dolu olan bir başka kabın içine ılıyana kadar bırakılarak ardından, günde üç kez yemeklerden önce birer çorba kaşığı içilir.

* Bir çay fincanı kaynar suya ince kıyılmış bir çay kaşığı atkuyruğu (kırkkilit) katılarak demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün yemeklerden önce birer çorba kaşığı içilir.

* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış kuşkonmaz katılarak kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay bardağı içilir. İyi bir diyet besini olmasından dolayı kuşkonmaz direkt olarak da yenilebilir.

* Bir çay fincanı kaynar suya havanda dövülüp toz haline getirilmiş olan bir çay kaşığı rezene tohumu katılarak demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün yemeklerden önce birer çorba kaşığı içilir.

* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış böğürtlen yaprağı katılarak kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün tok karnına birer çay fincanı içilir.

* Bir litre kaynar suya bir avuç ince kıyılmış okaliptüs yaprağı katılarak kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç kez yarımşar çay bardağı içilir.

* Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı oranında ökse otu katılıp demlenmesi için on iki saat bekletildikten sonra, süzülerek ılıtılmak için içi kaynar su dolu olan bir başka kabın içine ılıyana kadar bırakılıp ardından, gün­de iki kez, sabah ve akşam olmak üzere yarım çay fincanı yudumlanarak içilir.

* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış mersin yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay bardağı içilir.

* Her gün bir avuç kavrulmuş fıstık yenir.

* Taze salatalık veya havuç suyu sıkılarak içilir.

Ahmet Maranki sağlık ve güzellik kürleri için tıklayın





Etiketler:

Beyaz ekmekte kanser tehlikesi

Beyaz ekmekte kanser tehlikesi

GİMDES Genel Başkanı Dr. Müh. Hüseyin Kami Büyüközer, ekmekte kullanılan katkı maddelerini www.gimdes.org internet sitesinde açıkladı...

www.gimdes.org sitesindeki bilgiler insanın tüylerini ürpertmekte. İnsan saçından domuz kılına kadar bir çok katkı maddesi içermekte olan beyaz ekmek hastalıklara davetiye çıkarmakta...

GİMDES (Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Derneği) Genel Başkanı Dr. Müh. Hüseyin Kami Büyüközer ekmeğe konulan katkı maddelerini internet sitesinde açıkladı. Büyüközer'in açıklamalarına göre ekmeğe katkı maddelerinin konulmasının nedeni şunlar; "Hamurun asidini artırmak, bayatlamayı geciktirmek, ekmek hatalarını ve hastalıklarını düzeltmek, su kaldırma oranını yükseltmek, hacim artışı sağlamak, un rekoltesini yükseltmek ."

Ekmek yapımında kullanılan katkı maddeleri :

E170 kalsiyum karbonat

Hem renklendirici hem mineral tuz; kaya minerali ya da kemikten elde edilmektedir; diş macunu, beyaz boya, temizleme tozları, bisküvi, ekmek, kek, dondurma, dondurulmuş konserve sebze ve meyvelerde ve ilaçlarda kullanılır; yüksek dozlarda zehirlidir; safra, böbrek taşı, hemoroid, kabızlık ve fistül kanamalarına neden olabilir. Ayrıca kemikten elde edilmesi ihtimali bu katkı maddesini en azından şüpheli hale getirmektedir.

E 471-E477 Mono

Homojenleştirici. Bitkisel ve hayvani kökenli olabilir. Bitkisel kökenden türetilirse, helâl, hayvani unsurlardan türetilirse, şüphelidir.

nE 280 propiyonik asit

Koruyucu olarak kullanılır. Migren ağrılarına sebep olabilir; doğal olarak mayalanmış gıdalarda, insan teri ve geviş getiren hayvanların sindirim organlarında bulunur, mayalanmış kağıt hamuru ya da çürümüş lif bakterisinden elde edilmektedir; ekmek ve un mamullerinde kullanılır.

E 200 sorbik asit

Koruyucu olarak kullanılır. Ciltte kaşıntı yapabilir.

E420 sorbitol

Kıvam artırıcı,suni tatlandırıcı ve nem tutucu; etli ve zarlı kabuksuz meyvelerden ya da sentetik olarak glukozdan elde edilir; gıda, ilaç ve kozmetiklerde kullanılır. Bebek ve çocuk gıdalarında kullanmak yasaktır.

E422 gliserin

Kıvam artırıcı, tatlandırıcı ve nem tutucu, yağlı renksiz alkol; hayvansal ya da bitkisel yağların alkalilerle ayrışması sonucu elde edilir; petrol ürünlerinden ve bazen propilenden sentetik olarak elde edilir; büyük miktarlar baş ağrısı, susuzluk, bulantı ve yüksek kan şekerine neden olabilir.

E920 Sistain

Un işleme ajanı. İnsan saçı, başta domuz olmak üzere hayvan kılı ve tavuk tüyünden elde edilmektedir.

nE924 potasyum bromat:

Un işleme ajanı. Bulantı, kusma, diyare ve sancılara sebep olabilir.

E928 benzoil peroksit

Unun beyazlaması için kullanılmaktadır. Alerjik geçmişi olanlar sakınmalıdır.

GİMDES Genel Başkanı Dr. Müh. Hüseyin Kami Büyüközer, " Bunlar migrenden alerjiye hatta kansere kadar bir çok rahatsızlıklar oluşturabilen maddelerdir. Uygulamada ise bu katkı maddeleri bu isimleri ile değil ticari isimleri ile alınır satılır.

Ayrıca fırınlarda bu katkı maddelerini hamura katacak eğitilmiş elemanların yetersizliği nedeni ile ekseriya limit aşımı tehlikesi de söz konusudur.

Ancak ister paketli olsun, ister paketsiz satılsın çoğu ekmeklerde kullanılan katkı maddelerinin detay bilgileri yer almamaktadır. Bu da tüketiciyi zor durumda bırakmaktadır" şeklinde konuştu.

Peki ne yapmalıyız?

Dr. Müh. Hüseyin Kami Büyüközer, "Peki ne yapacağız?" sorusunun cevabını ise şöyle veriyor: "Güvendiğimiz market veya fırından katkısız ekmek isteyelim. Tarım ve Köy işleri Bakanlığı'nın yeni tebliğinde ekmeğe, herhangi bir katkı maddesi katılmaz ise "etiket üzerinde ekmek adı ile birlikte 'katkısız' ifadesi kullanılır" şeklinde bir düzenleme getirildi.

O halde öncelikle çevremizde katkısız ekmek üreten fırınları araştırmalıyız. Bulduktan sonra iyice sorgulamalıyız. Çünkü maalesef ülkemizde üreticilerden doğru bilgi almak ekseriya zor olmaktadır. İyice emin olduktan sonra katkısız ekmek tüketmeliyiz.

Beyaz ekmek yerine kepek ekmeğini tercih edin

Kepek ekmeğini tercih etmeliyiz. Çünkü buğday, sağlık açısından yararlı B2 ve B6 vitaminleri ile niyasin, folik asit, demir ve çinko içeriyor. Bu maddelerin daha çok yoğunlaştığı kısım olan buğdayın dış kabuğu, un yapımı sırasında ayrıştırılıyor ve ekmeğin besin değeri düşüyor. Bu nedenle kepek ekmeği yemek daha doğru."





Etiketler:

İbrahim Saraçoğlu Saba Tümer ile Bu Gece programına konuk olacak

İbrahim Saraçoğlu Saba Tümer ile Bu Gece programında

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu 2 Şubat 2009 saat: 23.00 de HaberTürk kanalında canlı yayınlanmakta olan "Saba Tümer ile Bu Gece" programına konuk olacak.

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu sağlık ve güzellik kürleri için tıklayın





Etiketler:

Zayıflamak için basit ipuçları

Zayıflamak için basit ipuçları

Eğer diyet yapıyorsanız ve beslenme şeklinizi salata, ızgara ve diyet ürünler ile sınırladığınız, ekmek yemeği azalttığınız halde hala kilo veremiyor iseniz yanlış yoldasınız demektir!

Aşağıdaki basit öneriler ile hayat tarzınızda değişiklikler yaparak zayıflayabilirsiniz.

* Ayakta durarak ya da yürüyüş yaparak daha fazla zaman geçirin.
* Ev ya da bahçe işlerinize daha fazla zaman ayırın.
* Bir şey getirip götürmek için çocuklarınızı yollamayın.
* Telefon ile konuşurken ayakta durun.
* Merdivenleri bir kaç kalori yakma fırsatı olarak kabul edin ve kullanın.
* Hergün yarım saat daha az televizyon izlemeye çalışın. TV izlerken ütü yapın.
* Kısa mesafeler için araba kullanmayın. Markete gittiğiniz zaman en uzak köşeye park edin.
* Hergün düzenli yürüyüş yapın. Hafta sonları park yürüyüşleri ve bisiklet gezileri yapın, yüzün.
* Fırsat buldukça dans edin.
* İzlemekten zevk aldığınız bir spora başlayın.
* Ev işi yaparken hareketli müzikler dinleyin.
* Öğün atlamayın. Sabah kalktığınız zaman göreceğiniz bir yere "kahvaltı yap" yazılı bir kağıt asın. Kahvaltınızı akşamdan hazırlayın. Kahvaltı yapmadığınız zaman hissettiklerinizi bir kağıda yazın.
* Tatlı yemek istediğiniz zaman bir bardak su için ya da 100`e kadar sayın. Tatlı yemeye başlarsanız 15 kez derin nefes alın.
* Canınız yemek istediğinde kendinizi ince ve zayıflamış olarak hayal edin.





Etiketler:

Kaş ve kirpikler için bitkisel bakım yöntemleri


Kaş ve kirpikler için bitkisel bakım yöntemleri

Kaşlarımız ve kirpiklerimiz, yüz hatlarımıza kimlik kazandırdıkları kadar, aynı zamanda sağlığımızın da aynasıdır.

Özellikle soğuk ve ayaz kış mevsiminde, saçımız ve cildimiz gibi, kaş ve kirpiklerimiz de hasar görürler.

Bu olumsuz hava şartlarında makyajın da rolü büyüktür. Her gün makyaj yapanların özel bir onarım programı uygulamaları gerekmektedir.

Çünkü hem makyaj malzemelerinin, hem temizleyicilerinin kimyasal etkileri zamanla ciddi bir yıpranma
yaratırlar. Bu yıpranma da istenmeyen kötü sonuçlara yol açmaktadır.

Eğer bütün bunların neticesinde, yeterli ve doğru bir bakım yapılmazsa kaş ve kirpiklerimizin azalması da kaçınılmaz olacaktır. Çoğumuz, hasar gören saç ve cildimiz için değişik bakım ürünleri ve yöntemleri uygularız fakat kaş ve kirpiklerimizi çoğu zaman ihmal ederiz.

Oysa saçlarımız gibi kaşlarımız ve kirpiklerimiz de düzenli bir bakım gerektirir. Kaş ve kirpiklerin bakımında bazı kozmetik ürünlerinden başka, özellikle bitkisel yağlar kullanılmalı. Hasar görmüş kaş ve kirpikler için kullanılacak bitkisel yağlar, nemlendirici etkilerine iyi cevap vermektedirler.

Göz ve göz çevresi kıllarına uygulanan doğal bakım, onları daha sağlıklı hale getirir ve şekil olarak göz alıcı yapar. Öyle ki, maskara ve kaş kalemine bile gerek kalmayabilir !

Kaşları güzelleştiren bitkisel yağlar

Hint yağı ve tatlı badem yağı, kaş ve kirpikler için zararsız mükemmel nemlendiriciler olarak tercih edilebilir. Yalnızca nemlendirmekle kalmaz aynı zamanda onları beslerler.

Kirpiklerinizin doğal rengini ortaya çıkarmakta da çok marifetlidirler.

Hint yağı, Hint yağı ağacının tohumlarından elde edilen zengin, kayganlaştırıcı ve yumuşatıcı bir yağdır. Dudak bakımında da kullanılır.

Tatlı badem yağı, badem ağacının tohumlarından sıkılır, nemlendirici ve besleyici etkileri vardır. Ancak şuna dikkat çekmek isterim: Acı badem yağı gözler için zararlıdır, kullanılmamalıdır.

Banyo sonrasında uygulanacak maske

1 çay kaşığı Hint yağı ve 1 çay kaşığı tatlı badem yağını karıştırdıktan sonra, temiz bir pamuklu kulak çöpünü bu yağa batırın ve özellikle banyo sonrasında, kaşlarınıza ve daha sonra göz içine ve göz çevresi cildine değdirmeden kirpiklerinize uygulayın.

Bir saat kalması yeterlidir, ardından gül suyu ile temizleyin. Gül suyu temizlerken nemlendiren ve onarıcı bakım yapan bir üründür.

Sağlıklı, mutlu ve güzel kalın.





Etiketler:

Yorgun ve şiş gözler için

Yorgun ve şiş gözler için

Çok fazla
veya çok az uyumak, bir gece öncesinde alınan alkol, aşırı miktarda kafein tüketmek, stresli olmak, yapay ışıklar, bilgisayar ve televizyon gibi olumsuz etkilere uzun süre maruz kalmak sabahları şiş gözler ile uyanmanın başlıca nedenleridir.

Ertesi sabah uyandığınızda aynada hoş olmayan görüntüler ile karşılaşmak istemiyorsanız bir gece önceden almanız gereken bir kaç basit önlem alabilirsiniz.

Ne yapmalıyız?

Zambak, papatya, ıhlamur ve lavanta çayları ile yapılan güzellik kürleri gözlerdeki yorgunluk ve şişlikleri giderir. Bunun için örnek olarak bir tutam ıhlamuru 1 çay fincanı kaynar suyun içine koyarak 10 dakika bekletin. Ardından süzerek soğumaya bırakın.

İki makyaj pamuğunu çaya batırarak göz kapaklarınıza kompres yapın. 10 dakika bekledikten sonra, yıkayın. İki dilim çiğ patatesi göz kapaklarınıza yerleştirerek 15 dakika bekleyin. Daha sonra ılık su ile yıkadıktan sonra kurulayın. Gözaltı şişlikleri için antioksidan özellikli göz kremleri de kullanabilirsiniz.

Probleminiz kronikleşti ise ve ne yaparsanız yapın şiş gözler ile uyanmaktan kurtulamıyorsanız kalp-damar sistemininizi etkileyecek sporlar yapmalısınız. Yürüme, koşma, bisiklet ve aerobik gibi sporlar, vücutta ödeme yol açan tuz ve toksinlerin atılmasını sağlar.

Bu sporlar tüm vücuttaki şişliklerin giderilmesine yardımcı olmaktadır. Şişliklerin inmesini beklemek için yeterli zamanınız yoksa bir parça buzu göz çevrenize gezdirerek sürün.

Şiş gözleri makyaj ile kamufle etmek için ten renginize uygun bir kapatıcıyı elmacık kemiklerinize kadar geniş bir bölgeye ince bir kat halinde sürün. Farınızı koyu renklerden seçin. Koyu renkli bir rimeli sadece üst kirpiklerinize sürün.





Etiketler:

Çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmek için

Çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmek için

Kış mevsiminde çocuklar çok sık hastalanırlar. Onları hastalıklardan korumanın yolu ise bağışıklık sistemini güçlendirmekten geçmektedir.

Çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmek için

- Çocuklarınızın sebze ve meyve tüketimlerini artırın. Sebze sevmeyen çocuklar için, sebzeleri blenderden geçirerek çorba veya köfte yapıp tüketmelerini sağlayabilirsiniz.

Kış aylarında meyve tüketimi çok önemlidir, çünkü bu mevsimin meyveleri özellikle C vitamini yönünden zengin, vücut direncini artırıcı özellikteki meyvelerdir.

- Omega-3, yağları kalbi desteklemelerinin yanı sıra bağışıklık sistemini de kuvvetlendirici özelliktedir.

Çocuklarınızın beslenmesinde Omega-3 içeriğinden zengin besinler olan ton balığı, somon, uskumru, hamsi, sardalye, ceviz, fındık, buğday, semizotu, ıspanak ve brokoliye yer vermelisiniz.

- A vitamini ve betakaroten bakımından zengin beslenme de bağışıklık sistemini güçlendirecektir. Besinlerden; yumurta sarısı, havuç, süt, yeşil biber, brokoli, kayısı, balık yağı, kırmızı et, patates, yeşil yapraklı ve sarı sebzeler A vitamini ve betakaroten bakımından zengindir.

- Kola, gazoz gibi şekerli ve gazlı içeceklerin tüketimlerini azaltın. Su tüketimini yüksek tutun.

- Çocuğunuzun mineral alımını artırmalısınız. Minerallerden özellikle demir ve çinko bağışıklık sistemini güçlendirici özelliktedir. Demirden zengin besinler; kırmızı et, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, kereviz yaprağı, roka ve kuru kayısıdır. Çinkodan zengin besinler; tam tahıllar, ekmek, et, balık, badem ve cevizdir.

- Çocuğunuzdaki kilo artışı bağışıklık sisteminin zayıflamasına sebep olur. Bu sebeple kilosunu dengede ve sağlıklı değerlerde tutmak önemlidir.

- Egzersiz ve hareketlilik bağışıklık sisteminin güçlenmesinde önemli bir rol oynar. Yapılan araştırmalarda hareketli olan ya da sporla uğraşan çocukların hastalıklara yakalanma riskinin daha az olduğu görülmüştür.

- Uyku düzenine dikkat etmelisiniz. Düzensiz ve az uyku uyuyan çocukların vücut direnci zayıfladığı için hastalıklara yakalanması daha kolay olmaktadır.





Etiketler:

Rahat uyumaya yardımcı yiyecekler

Uyku getiren ve rahat uyumaya yardımcı yiyecekler:

MUZ

Gerçek uyku hapı olan muz, seratonin ve melatonin içermektedir. Bunun yanısıra magnezyumu da içeriğinde barındırdığı için kaslarınızı gevşeterek sizi çok rahatlatacaktır.

ILIK SÜT

Süt en çok bilinen uyku getirici besinlerden birisidir. Süt içeriğinde bulunan ve tripsin etkisi ile serbestlenen ve organizma için gerekli bir aminoasit olan triptofan sayesinde beyniniz yatışırak daha sağlıklı bir uykuya dalarsınız.

PAPATYA ÇAYI

Sakinleştirici özelliği sayesinde papatya çayı, kaygılı ve sinirli bir bünyenin en iyi panzehiridir.

BAL

Bitki çayınızın ya da ılık sütünüzün içine atacağınız bir çay kaşığı kadar balın etkileri hiç de göründüğü kadar küçük değildir.

PATATES

Az miktarda fırında pişirilmiş patates iyi bir gece uykusu uyumanıza yardımcı olabilir. Midenizi yormayacağı gibi, içeriğinde bulunan triptofan sayesinde asit seviyesini düşürür. Etkiyi daha da artırmak için süt ile beraber püre kıvamına getirerek tüketebilirsiniz.

YULAF UNU

Yulaf içeriğindeki melatonin sayesinde iyi bir uykunun en iyi ilaçlarından birisidir. Bir miktar akçaağaç şerbeti ile karıştırdığınızda lezzetiyle de sizi büyüleyecek. Ayrıca yulaf strese karşı da en etkili tahıllardan birisidir.

BADEM

Bir avuç kalp dostu badem yediğinizde tatlı bir şekerleme yapabilirsiniz. Badem hem triptofan içeriği hem de uygun ölçüde içerdiği kalsiyum sayesinde kaslarınızın rahatlamasını sağlayacaktır.

TURP

Çok iyi bir C vitamini kaynağı olan turptan gece yatmadan bir parça yemek veya suyunu içmek derin bir uyku için çok faydalıdır.

KAYISI

Kan yapan, kansızlığa ve kabızlığa iyi gelen kayısı sinirleri yatştırarak uykusuzluğa da iyi geliyor.

ELMA

Gece yatmadan önce yenen bir elma en güzel uyku ilaçlarından biridir.

KAVUN

Yaz mevsiminin sevilen meyvelerinden kavunun %95'i sudur ve sinirleri yatıştırıp rahat bir uyku uyumak için faydalıdır.

KEPEK EKMEĞİ

Bal kattığınız çayınızla berabere yiyeceğiniz bir ince dilim kepek ekmeği, vücuttaki insülinin biraz serbest kalmasına ve triptofan ve seratonine "uykum geldi" mesajı yollamasına yardımcı eder.

HİNDİ

Güzel bir uykunun 2-3 saat öncesinde, bir ince dilim kepek ekmeği üzerine koyacağınız küçük bir parça haşlanmış hindi eti yararlı olacaktır. İçeriğindeki triptofan sayesinde midenizde çok miktarda protein olmadığı zamanlarda bile sizi rahatlatır.

KETEN TOHUMU

Süt veya yoğurt içine katabileceğiniz keten tohumu, omega 3 yağ asitleri açısından zengindir ve doğal bir moral verici etkisi bulunur. Ayrıca bağırsak hareketlerine yardımcı olur.





Etiketler:

Baş dönmesi tehlikeli olabilir

Baş dönmesi tehlikeli olabilir

Baş dönmesi sık karşılaşılan bir sağlık problemidir. Bu tatsız ve bir o kadar da korkutucu sorun farklı sebeplerle ortaya çıkabilmektedir.

En sık görülen sebebi orta-iç kulak bölgesindeki enfeksiyonlardır. Özellikle iç kulaktaki virüs enfeksiyonları çok ciddi bir baş dönmesi sorunu yaratabilmektedir.

"Oturma pozisyonunda ya da ayakta iken normal dengenin sağlanamaması hali" olarak tanımlayabileceğimiz baş dönmesi ne iyi ki çoğu zaman önemsiz nedenlerle ortaya çıkıyor ve kısa süre içinde kendiliğinden düzeliyor.

NASIL OLUŞUR

Seyrek de olsa, baş dönmesi bazen ciddi bir nedenden de kaynaklanabilimektedir. Mesela kan basıncındaki ani düşmelerde beyne yetersiz kan ve oksijen gitmesi sonucunda baş dönmesi ortaya çıkmaktadır.

Baş dönmesine sebep olan diğer ciddi durumlar arasında kalp kapakçığı hastalıkları (Aort darlığı), kalp krizleri, şiddetli hipertansiyon atakları ya da kritik düzeye inmiş kan basıncı durumları sayılabilir.

Baş dönmesinin bir sebebi de iç kulakta yer alan denge organının iyi çalışmamasıdır. Denge mekanizması, göz hareketlerini de kontrol ettiğinden, vertigoda çevre dönüyormuş gibi de hissediliyor. Baş dönmesinin en sık görülen sebepleri arasında iç kulakta yerleşen virus enfeksiyonları gösteriliyor.

NEDENLERİ ÇOK FARKLI

Baş dönmesinin pek çok nedeni var fakat en sık görülenleri şunlardır:

Şiddetli ağrılar

Sık ve derin solunum yapılması

Baş ağrısı atakları

Yaralanmalar

Korku ve heyecan halleri

Kan basıncının aniden düşmesi

Öksürük nöbetleri

Uzun süreli yatar pozisyondan aniden ayağa kalkmak

İç kulağın viral enfeksiyonları

Psikolojik sorunlar

Beyin ve beyincik tümörleri

Fazla alkol almak

Boyundaki karotit sinüse baskı yapan durumlar (gömlek yakasının çok dar olması gibi)

Sakinleştiriciler, bazı kalp ilaçları, antikonvülzanlar, aspirin, dilantin, narkotikler, tansiyon düşürücü gibi ilaçlar

Kalp atım hızının dakikada 30’dan daha az ya da 200’den daha fazla olması

Klasik migren atakları

Madde bağımlılığı

İlaç alerjileri

Ortakulak cerrahisi veya travmasını takiben,

Kulak zarı yırtılması, kulak hastalıkları

Görme problemleri

NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURMALI

Eğer baş dönmesi ile birlikte,

Bilinç kaybı varsa,

Oda ve eşyalar kişinin etrafında dönüyorsa,

Baş dönmesi günlük aktiviteleri engelliyorsa,

Baş dönmesi ilaç kullanımıyla birlikte başlamışsa,

Göğüs ağrısı, uyuşukluk gibi bulgular varsa

Beklenmeden doktora başvurmak gerekiyor. Baş dönmesi sorununuz birkaç saatten hele birgünden fazla sürerse mutlaka bir doktordan yardım isteyin.

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu





Etiketler:

Karın egzersizleri ile göbeğinizi eritin


Karın egzersizleri ile göbeğinizi eritin

Yalnız diyet yaparak göbeğinizi eritmeniz mümkün değil. Diyetle birlikte egzersiz yapmak da büyük önem taşıyor.

Göbeğinizi eritmek ve düz bir karın sahibi olmak için yapmanız gereken egzersizleri hareketli resimlerle bu yazıda bulacaksınız.


YER MEKİĞİ HAREKETİ

Yere sırt üstü uzanarak ya da sehpaya, elleriniz bel yanlarında, baş arkasında veya göğüs üzerinde birleştirilmiş şekilde ve dizleriniz hafifçe kırık olarak başlangıç durumuna gelin. Nefes vererek öne doğru hafifçe, kontrollü ve mide kaslarınızda gerginlik hissederek kalkın.

Bu pozisyonda beklemeden tekrar arkaya doğru nefes almak sureti ile ve sadece mide kaslarınızın gücüyle hareket yapın. Ellerinizi ensede ya da göğsünüz üzerinde birleştirdiğiniz takdirde hareketi biraz daha zorlaştırabilirsiniz.

Hareket sırasında dikkat etmeniz gereken husus mide kaslarının tamamen kontrol altında tutularak yavaş yapılması ve eğer eller baş arkasında ise, bütün hareket boyunca başa ve boyun omurlarına ellerle baskı uygulanmaması ve sırtın yere tamamen yapıştırılmamasıdır.

EĞİK SIRADA KARIN SIKIŞTIRMA
HAREKETİ

Eğimi 35-45 derece olan özel bir platform üstüne, ayak bileklerinizin takılacağı özel bir tespit yerine ayaklarınızı takarak uzanın. Ellerinizi başınızın arkasında yada göğüs üstünde birleştirin.

Sonra gövdenizi yavaşça nefes alarak en arka pozisyona kadar gidin. Sırtınız platforma hafifçe temas ettikten sonra, nefesinizi vererek, kontrollü ve yavaşça, omurganıza bir zarar vermeden başlangıç durumuna dönün.

Her tekrarda, bir düz, bir sağ dize doğru, bir sol dize doğru hareket yapılırsa, belin yan kısımları da çalıştırılmış olur.

EĞİK SIRADA ÇAKI
HAREKETİ

Eğimi 35-45 derece olan özel bir platform üzerine başınız yukarı gelecek şekilde uzanın ve ellerinizle başınızın arka tarafındaki tutamağı kavrayın.

Bacaklarınız birleşik ya da ayak parmaklarınız aşağı dönük ve yere yakın konumdan, nefes vererek yukarı doğru kaldırın. Bacaklarınız 90 derecelik bir açı ile kaldırıldığında karnınızın alt kısımları çok verimli çalışır.Daha yukarıya kaldırıldığında kalça ve orta mide kasları da etkilenir.

Burada dikkat edilecek nokta; hareketin yavaşça ve kontrollü yapılarak omurganın zarar görmesini önlemektir. Ayrıca ayaklar en alt noktaya inerken nefes verilir ve yere değdirilmeden harekete devam edilir.

PARALELDE ÇAKI
HAREKETİ

Bu hareket için geliştirilmiş özel bir cihaz veya barfiksin barından iki elle tutularak vücut sallanmayacak şekilde, aşağıya bırakılır. Bacaklar vücutla 75 derecelik bir açı yapacak şekilde ve dizler kırılmadan, nefes verilerek, gövdeye doğru kontrollü ve yavaş bir süratle kaldırılır.

Nefes alarak yine kontrollü olarak başlangıç durumuna dönülür. Bu egzersiz yeni başlayanlar için biraz zordur. Eğer dizler resimdeki gibi bükülerek göğse doğru çekme yapılırsa daha kolay uygulanabilir.

Burada dikkat edilecek husus, vücudun ileri geri sallanmasını önlemek ve ani ve çabuk hareket yapmamaktır. Alt karın kasları için çok etkili bir harekettir.

MAKARADA KARIN SIKIŞTIRMA
HAREKETİ

Yukarıda el kulpu olan bir makinenin tutma kulpları iki el ile baş önünde kalmak üzere kavranır. Dizler yerde ve gövde başlangıç durumunda hafifçe öne eğiktir.

Bu durumda nefes alarak kontrollü ve yavaşça öne, dizlerin istikametine doğru, gövde iyice bükülür ve bu bükülme esnasında nefes verilir. Hareket sadece mide kaslarının kuvveti ile ve ağırlıklar aşağı çekilmek suretiyle yapılır.

Dikkat edilmesi gereken husus; baş parmaklar iç kısımda kalmalı ve kollar açık bırakılmayarak, beli fazla zorlamadan kontrollü ve yavaş olarak hareket uygulanmalıdır.

YANA EĞİLME
HAREKETİ

Tek ele alınan ve fazla ağır olmayan bir dumbel ile her iki tarafa bükülmek suretiyle uygulanır. Boşta olan el aşağıda veya baş arkasında tutularak, harekete önce ağırlık olan taraftan başlanır ve mümkün olan en alt pozisyona kadar bükülme yapılır ve başlangıç durumuna dönülür. Sonra, dumbel diğer ele alınarak diğer yönde harekete devam edilir.

Dikkat edilecek husus; hareketin her iki taraf için eşit sayıda ve bele zarar vermeyecek şekilde yavaş ve kontrollü uygulanması dır. Hareket sırasında dizler kırık olmamalı ve vücut dikliğini muhafaza etmelidir.

YATARAK BACAK KARNA ÇEKME HAREKETİ


Düz bir zemin üzerine, eller iki yana uzatılarak sırt üstü uzanılır. Kalça ve bacaklar yere dik açı oluşturacak biçimde ve dizlerle ayak arası yere paralel olarak başlama durumuna gelinir.

Bu durumda dizler göğüs istikametine doğru çekilir ve bacaklar düzeltilerek ileriye, yere doğru uzatılır ve harekete kontrollü ve yavaş olarak devam edilir.

Bacaklar kaldırılırken nefes verilir, indirilirken alınır. Ayakların yere değmemesine dikkat edilmelidir. Midenin alt kısmı için çok faydalı bir egzersizdir.





Etiketler:

Bizi takip edin

Email ile takip edin

Çok okunanlar

Blog Arşivi

Ahmet Maranki - Suna Dumankaya - İbrahim Saraçoğlu - Ender Saraç - Canan Karatay - Dilara Koçak - Elif Güveloğlu - Feridun Kunak - Erkan Topuz - Gürkan Kubilay - Mehmet Öz - Murat Topoğlu - Osman Müftüoğlu - Selahattin Dönmez - Taylan Kümeli - Muzaffer Kuşhan - Ömer Coşkun - Şems Aslan - Fırat Çakır - Cilt bakımı - Saç bakımı - Doğal ve bitkisel sağlık güzellik kürleri